Yaralarını göster bana sarayım...
Ailemin desteği ile korkularımı tanıdım ve onları baskılamayı öğrendim.  Bu güvenle varlığımı anlamayı sürdürdüğüm okyanusa açıldım.  
Duygularım, ortak bir aklın eline geçti.  Savruldum ve kayboldum... Gerçek asla bu değil... Asla...

Evrensel titreşimin altında ve içinde; bu nasıl olabildi...   Sömürü açıklar mı bunu;  insanı.  Ve insanlığı, ölümü... Belki... Belki asla açıklamamalı...
Aşağılanmış, aldatılmış duygularlayım... Kavramlaştırdıkları yaşamım nihayet gerçek ve elimde...   Her ne ise sahici olanı hissetmek iyi... Sosyal gerçek nedir; insanın insana yardım etmediği; yaralarına tuz bastığı... Durum kötü ise de gerçek bu.   İnsanın suçluluk duygusu ürettirerek kontrol ettiği tüm bu şeyler, şimdi kendi üzerinde aynı metodla  egemenlik kuruyor...
Çözüm üretmek zorunda. Ortak sorumluluk ihtiyaç ve eksikleri öncelikli acil çözümlere yoğunlaşmak; odaklanmak zorunda insan. Gerçek, haksızlığa uğramışlık duygusunun kendisinde gizlenir... Bu gerçeğin duygusu, evrene açık harika sonsuzluğu hissetme ve bunu ortak hayata dair kılmadır. Eğer sürecekse, "canlılığın ortak duygusu budur"... 03.01.2010