|
Küresel hayatı ve kültürünü
içinde savuran,
yabancılaşan,
ötekileşen; tektip
vücutlara sığındık…
Hangi düşler
“Yaşamın temel
kurgularına”
bugünlerde
dünya
halkları oldukça yakın, yaygın
ve yoğun
tanıklık ediyor.
Kaderlerine
irade koyacak, aktif
anlamlar yükleyecek
kadar… Uluslar işgal ediliyor,
parçalanıyor!.. İşsizlik ve savaş; tüm hayatları etkiliyor…
Sokaklar, “Tarih yazma”
heyecanı ile yüzleşiyor!.. Zaman ve mekan içinde gerçeklik
olasılıklarına boyun eğen
ruhlarımızın zırhları ve maskeleri bizleri
gizleyemiyor… Evler, okullar ve iş
yerlerimiz, sağlık haklarımız,
politik,
sosyal kurumlar, kentlerimiz, doğamız, sanat ve kültür;
yeniden piyasalaştırılıyor;
satılıyor…
Tüm bu eşitsiz ve hareketli “değişim ölçülü” ilişki değerlerine
“Sokaktan” katılacak olan nedir!.. Küresel “efendi değerlerden”
ayıklanarak, halkların önlerinin ne kadar açılabileceğini
düşünebiliriz. Tarihsel, kültürel katman ve alışkanlıklardan oluşmuş
“Mülk edinilmiş”, proje kimlikler, “sokaktan” yeni anlamlar
yüklenebilir!.
Neden Köle
Emeğin sömürüsü üzerine kurulu dünyadan beslenir “o dünyayı” yeniden
üretiriz!.. Tarihsel evrimimizdeki “konfor” ile “kölelik” bugün de
iyi iki yol arkadaşı. Bu kutsal krallıkta, “varlık bilinci ve
duygusu” ile yüzleşilemez. Efendi, köle ilişkisindeki konfor cazip
ve mahkum edicidir!
Dünya tasarımında söz sahibi olanlar; ekonomik, askeri, politik ve
kültür şantiyelerinin düzenleyicileri; halkları göstergeleriyle
gönüllendirirler! Konforlu, cazip, heyecan dolu dünyalar!..
Onları gönüllü seçmemizin nedenlerini açıklayabildiğimiz mutlu ortamlara postu
serer; tutsak ömrümüzün bedelini öderiz! Herkes memnundur! Bu
“rasyonel” yüce buyruğa huzur içinde teslim olmanın görünen
özgüveni; size çevreden katlanarak geri döner. “Akıl ve inançla”
hedeflediğimiz sömürge ortamın, düşlerin, esprilerin, yaşam tarzının
keyfini çıkarmak ne “keyif vericidir” kimbilir! Karamsarlığa
düşmezsiniz; yeni bir “umut” sırıtarak göz kırpar karşınızda!...
Mutlu olun işte. Pan zehirdir köleler ve efendiler!... “Düşman” içte
taşınır! Bir günah ilişkisi geleceğe aktarılır. Gelecek yüzyılların
rotası da yüzyıllar öncesinden formatlanmıştır!
Ve Gelecek
Eleştiri yöntemine çakılmadan, nasıl oluşturulabilir yeni!..
Sokaktan yazabileceğimiz tarih bunu yapabilir! Meta sömürü tipi
dışında bir tarih... Egemenler kendi tarihlerini tv’lerinde pişirip
kına yaksın! Hayatın sömürge kodlarından, tüm çelişkileriyle özgür
ve yeni dünyayı oluşturmalıyız!… Geleceğimizi paylaşmaya katılmak;
“sokaktan” denetlemek zorundayız!..
Toplumcu dil
Neden kendi bölgesel dil ve
ortamlarına gereksinim duyar da halklar; "uzaklardaki efendilerin"
diline değil. Büyüsü yitmiş “alışveriş” dili
ve etkisi altında yaşıyoruz… Bu“Yasal köle” üreten rasyonal dilin
hayatımıza ve bilinçaltımıza baskısını,
“şiir” diliyle değiştirmeli. Kendimizi haksızca yargılamayan;
sömürge tipi ilişki düzenini vazetmeyen dilimiz. Kendi şarkılarımız
ve dilimizle yaşama “kurucu” bakabiliriz! Tüm özgürlükleri;
toplumsal dil sorumluluğumuz destekler!
Biz %99 yaşam kurucular, yeni tarihi yazacak kardeşlerim! İnsanoğlu,
bütünleşebilme, özgürleşebilme yolculuğu yanılsamalarında yeni bir
yol ayrımında.
Rothschild, Rockefeller ve paydaşlarının adağı değil hayallerimiz ve
hayatlarımız!
21 Kasım 2011 |