Sömürgeci...  Tüm sosyal süreçlerdeki toplanma kamplarının huzurunu sağlarlar… Bilinçaltı ve duyguları kontrol eder, hormonlar ve yeniden oluşmasının ortamını ayarlarlar.  Kitlesel öldürme  egemen bir hak iken; onlar  ortama "elit nezaketlerini" sunarlar...  İnsanın akıl ve çıkarları da; sömürge tipi bu hayatı onarmada istekli ve ön ayak olur... Güç askıya alınır ve kaos biter.  Etrafa sömürgeci gözle bakar ve  artık kendimizle ilişki kurmayız . Heyecanlarımızı; tüketim ve doyum beklentilerimiz ile örer rahatlatırız.. Düzenin kiri içimize siner...   Onurlandırılmış sanat, kültür ve eğlence mutluluğu;  geniş, yaygın ve derin mecralarla  içi boşalmış hayatlarımıza dolar...  Pozitif duygu ve alışkanlıklar ile katlanılan ve tüketilen bu hayatlarda; sürekli zoka ile dolaşırız... Sömürge yaşam ve kültür;  asalak ve köleler inşa eder, onaylatır bizlere. Gönüllü köle, yalvarıcı; derdini ve yaralarını merhamet isteyerek karşısındakine açar. Doğal insan olma hakları için itaat ya da isyandan başka ara yol yoktur.  Çevrelendiğimiz kurumlarda " Evrensel özgür düzen" oluşmaz.. Kim kaç km. dışında bu sömürge kültürün. Paylaşma ve dayanışma toplu seslerinin, hayatın önünde olacağı güzel düş günlere...     27 ocak 2009