|

ölü
Düşler
Traş makinesi sustu.
Aynadaki yüzü
tanımladı... Bir türlü
evet'leyemediği; neler olduğunu kendisinin de unuttuğu; yeterince bildiği
şeyler...
Hortlayan geçmiş...
İç geçirdi... Kapıya kaçamak bakışı güldürdü
onu... Yüzünü yamulttu oyun yaptı
kendine... Saçlarını özendi, taradı.. Akşama iş
arkadaşlarıyla buluşup, eğlenecek...
Yüzü, sesli gülücükler aldı ondan... Işık kapandı.
Dar ve karanlık koridorda havlu elinden
düştü
... Terlikleri sinirle fırlatıp
attı...
V arak
çerçeveli aile resmi, örtüler, yapma çiçekli salon zangırdadı; üzerine
düşüyordu!.. Derin
nefeslendi, göğüs düğmelerini açtı, koltuğa yığıldı... Zil sesine kalktı...
Kapıdaki uyumlu yüz,
sözcük ve gazeteler... Eşyalar
ile arasındaki
ilişkiyi kızıştırdı...
Karısı, çocukları, gazete resimleri
sayfaları içinde yere
düştü... Yayıldı canlandı ...
Hırıltılı sesi ve korkusunu banyoya koşturdu... Yanaklarında açılı
duran gözlere saldırdı... Ayna kırıldı. Kustu...
Yükselen seslere,
kapıyı sıkıca kapattı... Elinde ışık korkuyla söndü.
Aynada şeytan gülümsüyordu.
Munch'un "Çığlık"
resminden farkı; oyunun fark edilmesiydi!..
Gökyüzü ve ağaçlar;
tembel, yaşamsız... Gün canlılık içinde! Dost gözler gülümseyen yüzler...
Bir gürültü içinde caddelere akan insan seli, günü güzelliğe hazırlıyor...
Okullu çocukların servislerden taşan oyunları... Arabalardan yayılan
dinamizm... Vitrin önlerindeki promosyon, esnaf, müşteri ve komşular. Tüm
şeyler güne "merhaba" diyor.
Akşam
büroyu da insanlar
hırpalayıp çıkıyorlar!..
Uğultu
sona erdiğinde sessizliğin içinde oturdu temizlik yapan. Bir süre çöp
bidonuna, tembellikle kağıt hedefledi.
Caddede, neonlar
deviniyor.
Olguna yönelik bir
törendeki mavili gecede görünen; ağız ve eller, masa ve insan, olumlu
iletişimler...
Kahkaha koptuğunda; sigarası, kıvılcım atarak kaldırım dibinde söndü...
Gidecekken yenisini yaktı, yeniden içeri girdi.
Gözler, vücutlar uyarı ile toparlandı. İşaret parmağını kulağının üst
tarafında döndürerek oyun yaptı kendine ve masaya katıldı.
Özgün kahkahasını gerinerek silerken gözlerinden; içinde kendini yine de
tanıdı...
- İnsan taklidi yapıyoruz
biz!
Yan masadan birinin daha göz kaçırmasına, uyumsuz uzun uzun güldü...
-Neden gocunur insan!..
O da nihayet
masadaki sorusunu aldı:
-Sıra sende bakalım...
Anlat hikayeni!..
Kendini kelimelerle yarattı... Yeniden
yarattı...
Sevgili karısı... Çocukları... Anılar...
Yaşamın güzeliyle özdeşti o da!..
-Öbür kadınla çocuğunu
da anlatsana hadi yahu!..
Masa, kafanın son sesini çıkardı,
cansız yığıldı
...
|