Metasal
filtre olmadan...
Bir
dizi kural ve
duygulara uyum sağlamadan
insan neyi
görebilir.
Gerçek
denilen;
"Uslu
çocuğun";
algıladığı;
mal
ve statü beklentili güvenlik, çöp sepeti ile oranlı özgürlük
duygusu
v.b...
Yaşadığımız sosyal gerçeğin dayanağı; "benim düzenim senin
düzenini döver ve dışlamakta haklı olur" dur!.. Bu yerleşik
fikir, egemenlik araçlarının evrensel olduğu önyargılıdır...
Hiyerarşinin
"uslu insanı" nın gerçeği
manuple etme hakkını "bu azınlık refahı" belirler ve korur. "İyi
çocuk" aldığı bu desteği;
yeniden
üretir,
yeniden
sunar...
Bu tutum; belirsiz algıları
yok etmeyi
hak olarak
içselleştirir / anonimleştirir.
Artık insan kendi
dahil;
hiç
bir bireysel yaşamı; bu gerçeğin dışında
algılayamaz.
Her günün
olguları ve
gerçekleri dediğimiz şey; bir sürece ait koşullanmış işaret
paketi
yığılmalarıdır...
Seyir ve koşulları değiştiğinde; yanılsamalar, algılanmışlar (zihinsel,
duygusal) tersyüz edildiğinde, izleri başkalaşır; başka
gerçeklere dönüşürler…
29 eylül2008