|
İnsan ve toplumları, yaşam kaygılı sosyallik ve çevre çatışmaları
ile, hayata düzen verme çabaları içinde olagelmiş...
Sihirli bir dünya burası!..
Çalışma temelli insanlaşma dili ve ritüeli üzerinde; benzeşen
ve çatışan deneyimler bütünlüğü içinden üretilmiş; teknik
abartılarıyla baskılandığımız yeni bir denge arayışı..
Doğa içinde, öteki ile mücadelesi; birlikte yaşam değerlerini
oluşturup, yenilerken; ayinler, büyüler, inanç ve açıklayıcı
sistem algıları ile yaşam ve ölümün duyguları paylaşılmış. Bireyin teklik
algısı ve bu algıyı geliştirmesini destekleyen kültürünü yaygın
şekilde üretme ve kullanmaya da böylelikle başlanmıştır...
Söz konusu durum; insan merkezli ve özgürlük söylemli olsa da;
sömürge tipi verili sistemin, yapısal kalıpları içinde bir akışla
sınırlandırıldığı, kurgulandığı; bireysel farklılık
hedeflerinin verimli çatışmaları ile topluma yeni değerler
sunabilmesinin kullanılabildiği “gelişmeleri” de; (yanılsamaları)
içermekte; vaz etmektedir diyelim.
Demokratik yöntem inşası ve işlevi süreci
Tüm sosyal biçimlerde yaşam sürdüren halklar, “ölçüsüz güce” karşı durur. Endüstri ve burjuva demokratik devrimler süreciyle;
eşitlik, bağımsızlık ölçülü ulus devlet yapıları; laisizm, hukukun
üstünlüğü mekanizmaları bu vicdani değerlerin karşılığını bulmalarıyla önem
kazanmış; kullanılagelmiştir...
Bugün değişimine tanık olduğumuz; insan yaşamını şekillendirme
bağlamlı küresel anlayış ve mutabakatlar; uluslar arası anlaşmalarla
desteklenen hak ve özgürlükler ile bir arada olabilen ve
sürdürülebilen durum; yeni olan ve örgütlenmesini vaad eder,
desteklerken; kontrol etmeyi de dayatmaktadır…
Ulus temelli “egemen, bağımsız” yurttaş hak ve özgürlük güvenceli
ortamlarla, jeostrateji geliştirilirken; uluslar arası ortamda bu
etkileşim standartlı zemin ilişkileri kılık değiştirmekte ve yeni söylemler
ve kavramlar içinde şekillenmektedir.
Ulus bütünlük ve bağımsızlığıyla uyumlu görünen merkez
parça ilişkileri yeniden düzenlenmektedir. "Yarışan kent, marka kent,
çılgın projeli kentler” özerk düşünen parça bütün ilişkileri (özgür
ve doğru algıları içerse de) küresel bir angajman ile
şekillendirilmektedir! Bu durum dünya ölçekli, halkların önünde
ve halklara karşı fütursuzca yapılmaktadır.
Yeni olan riskli; geleneksel de sadece güvenilir midir
Söz konusu özerk yapıların devletle olan ilişki ve politikaları; bir
yanıyla bu yapıları özgür ve bağımsız kılacağı vaadlerinin doğru
olduğu görüntüsü gibi; küresel ölçekli
yeni bir çukur içinde inşa edilmekte olduğu olgusu, yeni yapısal ve
küresel bir baskı
altında şekillendirildiği açıktır…
Küresel egemen elit; “halkların özgürlük, eşitlik
ve demokratik katılım taleplerini” destekliyor, “muş” gibi; yapay
oluşumuna omuz verilmesini, halklardan destek almaya da çalışarak
onları “doğal” fanatikleştirmekte, ayrıştırmaktadır.
Bu süreç, yeni biçim ve taraftar karşıtlarını da oluşturmaktadır.
Yeni, esnek ve cazip hedef öngörüleri üzerinde kontrol sağlama; küresel master planlarla siyaset ve mecralar üzerinden
dünya halklarına
dayatılmakta; sindirtilmeye çalışılmaktadır!..
Demokratik süreçler ve Seçim
İktidara talip siyasetler, öngördükleri perspektiflerde toplumdan
destek ve eleştiri alır.
Pek tabi ki, farklılıklardan yan tutarak pozitif etkilerden
doygunluk "ortamları" önemlidir. Özellikle farklılıklarımızla inşa etme ve edilme;
içerik ve üslubun gerçeğin önemli ölçüdeki bütünlüğünü kapsıyor
yanılsamasını yaşatır.
Parlamenter siyaset içinde, toplumda oluşan verimsiz çatışmaları azaltabilme, siyasi ve
vicdani sorumluluk örnekleyebilme; istifa kültürü de; topluma uzlaşı
sunar!
Meclisler, halkların farklı fikirlerini temsil etmeleri ile, toplumun önünde bir model
inşa eder; örneklerler. Farklı görüş ve olasılık çatışmalarını;
toplumun tümünün yararlanacağı verimli müzakerelere dönüştürme ve
fikirleri farklılıkları içinde yaşatarak bir üst oluşum
kurabilmede yöntem olarak "nezaket" önemlidir.
Sonuç
Kime oy vereceğimden önemlisi, küresel vasilere oy vermeyecek
olduğumdur.
Değer verdiğim, bu akışın içindeki evrensel özgürleşme sürecimi nasıl paylaşabileceğim. Düşündüğüm,
karşı bilinç gücüne
sahip tüm parçalarımı nasıl kullanmalıyım. Eşitliğe dair isyan ateşi izinde
özgür ittifaklar ve hayallerim…
31
Mayıs 2011 |