Hayata ve geleceğe!..

SOLUKBENİZ   

"Sömürü karşıtı dirençlerin"
yeniden ve hızla kültürlendiği
bir zaman!

"Özgür ben" söylemli ve duygulu
 "güzelim hayatlarımız";
ötekileştirilmiş; tekil bir
zapt - u rapt altında!

Bu “iyi ve doğru” yolculuğun "yeni bir dine" ihtiyacı var!
Küresel ve rasyonel düşleri, düşkünlüklerini oluşturan, yöneten; ve yasal ve meşru yollu dayatan; parlamento baskılı ve biçimli hayat nasıl “normalleşebilir”...
Yaşam ve özgürlük talepli kitleleri; yeni bir "sıkı" içerikli düzen nasıl gönüllüce cezbedebilir ! "Sıtmaya razı" ortamlarda manuplatif "en yeni meşruiyetler" nasıl da sevinç çığlıklı!  Espri dolu!
Eşitlik, özgürlük ve adalet kavramlı
; modern ve sivil hayatın eleştirileriyle temellenmiş  köleci devletler ve sistemleri; PR'ları, bölünmüş hayatların arka bahçeleri, bilinç altları; renkli, renksiz işgal ve isyanlar ile sürüyor...  Sistemler yenilenerek biçim değiştirirken direnişleri yönetebiliyor.  İnsanın düzen ve  hayata boyun eğme ihtiyacı için çaba ve beklentileri sürgit devam ediyor...

Enerjisini; kapital sömürü ve bağımlılığından alan kültürümüzün PR araçları, politik ve demokratik örgüt ve paradigmaları sürekli kendini yenileyen biçimlerde değişiyor ve köleleştirici yeni stratejiler ile yenileniyor...

İnsan merkezli özgürlük salatası her gün önümüzde erişilmeyi bekler. Tüketim ve yanılsamalar ütopyası altında biçimlendirilerek çeşitlenip algı dünyamıza düşürülen 
"özgürlük"; tektip, sentetik insan kitleselliğine dayanır... Doğasından koparak kendinden uzaklıklara savrulan bir yabancı; bu yapay sömürü tip yabancıya  teslim edilmiştir...

Bir anlama yöntemi olarak 
"Eleştiri" önemli!.. "Eleştirinin eleştirisi"; yöntemi ile de, gerçeğe yüklediği anlamı modernize edebilen insan;  bu "kendine eleştirel" bakış açısıyla nasıl "can bulmaktadır" görebilmekteyiz...
Sorun sömürünün insan ve özgürlüğüne tahammülsüzlüğü, isteksizliği ve  istekleridir...

Egemen olan;  rasyonel yararcı zekasıyla; ortamı ve 'insanı' elinin tersiyle süpürür...
Baskılamanın akıllı primi; bir çeşit, ötekinin ipini çekmenin (alt etmenin, yenmenin, ölüme terk etmenin) yasal hakkıdır. 

1.5 milyon Irak'lı ceset ve 
"Arap baharı"...
Küçük hayatlarımızla ilişkisi ölçüsünde gerçeklere anlamlar yükleriz. 
Bu anlamlar henüz evrensel yük ve yolculuklardan uzak! İpnotizeli; çaresizlik ve sosyal dışlanmışlığa kıstırılmış yaşam duyguları içindeki kitleler gerekeni yapamaz.
Tektip şablonlar içinde kontrol edilebilen; korkuları ve sorumlulukları ile yönetilebilen kültür arızalarıyız. Bilinçleri ve duygularına; yeniden ve yeniden cazibeli kültür yerleştirilebilinen ve kontrol edilen kitlesel yaşamlara aitiz...   

"Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine" olan bir akışta üstelik...




 


 


                      



24 Aralık
  2011