Hayallerin boynu...                                                                     

Sanatlar da:
din ve yasalar gibi zamanın değişimine ayak uydururlar...

"Geçmiş yabancı sezgiler okyanuslarında yıkanmışlığını gömerken insanlığımızın;
"aklımız" bizi günahlarımızdan arındırdı; kurtulduk!..


"Altamira mağara gelenekleri ile günümüzü ayıran; atış poligonları, konserve kutuları ve kültür arayışlarıyla ilgili değişimlerdedir tabii... Bugünkü yaşam ve sanat; doğaya yüzeyinde bir  benzerlik veya da eleştiri tarzını terk etmiş; doğanın gizinde yeni, olgun kültür ve duygu zeminleri, yeni av tekniklerine  göz kırpıyor!" Yine de; "Biz sanatçılar,
müşteri iddiasında olmayan insanlara sataşıyor; kışkırtıyor, kimi gönlünü alarak; liberal hayattaki  paylarımızı  topluyoruz!"


Çağımızın ortak paydası gürültüsel yazık...

Kalıplar ve tanımlar içinde tektipleşmeye çabalayan o müthiş canlı, kendinden vaz geçmekte; içgüdü ve sezgilerini hormonluyor; akıl, mantık ve
şeyleşmiş duygularını sınırsız kullanarak; bu kavramsal dışlanmışlığındaki hapis cezasına gönüllü çekiliyor! 


"Kültür hastalığı...  Büyüsel varoluşa sırt dönmek...


Duygu ve sezgilermize güvenmeden; rasyonel
, faydacı akıl içinde titriyoruz. Birbirimizle çatışıyor, çeteleşiyoruz...

Tüketim helasında ürettiğimiz ortak
duygularımızı fark edebiliyoruz...

Kör olduk ve gözümüz
açıldı...

Sesten
balçıkta ölümün sonlu algılanmışlığı; evrensel bütünlük akışı ile çatışıyor, yaşamın sihirini silip süpürüyor...

Ölüm ve yaşam zamanın derinliklerinde kendi akışında yürüyor  ya işte..

Peki "
cevabı aranan nedir?"

Toplumsal perdelerde  bilinç üzerinde aldığı rol ile insanoğlu... "İnsan algısının yaşama ve ölüme devinmesi; kendi büyüsüne dönecekse tekrar; yeni oyunun kuralları ne olabilir...

Bu  paranoya çatışma dolu insanımızın sonsuza açık evrenselini, bütünlük algısından kopmadan ve korkmadan yaşayabileceği zeminler ve değerler çok uzakta mı...

Varoluşunun büyüsündeki koltuğunda yeniden  ve  nasıl vücut bulabilir...

Eşitliğin derininde,  sonsuza akan evrensel duygu kaynakları ndaki yerini alabi lir, bunu paylaşabilir mi!.. Kaybettikleri, aradıkları içinde olabilir mi yeniden.


Bunu kim istemez!"