Yetiştiğim kuşak;
Deniz, Yusuf, Hüseyin,
Che Guevara'lı
sınıfsız özgür hayal ve duygulardan beslendi…
İsimler, imgeler; ikonlaşır, markalaşır; şeyleşirler. Rasyonel
piyasa ve kültür;
Ötekini olumsuzlayarak var eden ortam ve dirençler; tüm
Başka deyişle; bu dükkanda ağlıyor, gülüyor; servisin
tadını mı çıkarıyoruz. Donandığımız duygu ve duyularımıza
doyum sağlayarak beklentileri ile kontrol ediyor ve ediliyoruz.
Duygular bizi, biz esrik nöbetlerle dünya nimetlerini idrak ediyor,
tükeniyoruz.
Gazoz doldurulmuş hayaller, tüketim sarhoşluğu ile
yüzlerce seneye uzanmış heyecanlar; bilinci ve
bilinçaltını ele geçirdi!.. Adına gelişme(!) denerek...
Sırtladığımız bu modern sembollerin çok azı insana ait!
Filistin,
Afganistan, Irak göstergedir…
Auschwitz
'in
yüzlerce çeşitlemelerinin
Kuşku götürmez masumiyetleri ile, soykırım
mağduru beslemeler Ortadoğuyu yakıyor. O günün mağdurları, bugünün
Nazilerine taş çıkarıyor... Amerikan askeri merkezinde oluşmuş kanka tablo; zamanımızdan böyle nefes alıyor…
Filistin’de yapılanlar sürgit önyargılı tarih ve refah bilinçaltına
sahip dünyamız ajandası gibi. Bu eğlence dükkanı psikolojisini(!)
taleplerimizle var ediyor; yeniden üretiyoruz...
Bağımsızlığına dönüştürebilecek mi
Tüm bu ortam içinde seçilmeyi bekleyenlere bakıyorum;
