Dünyada hayat…  Kapitalin merkezlendiği yabancılaşmış ilişkiler; kabusunu insanlar üzerinden yönetiyor… Ekonomik kurgu ıskalamış...  Tüketim özgürlüğüyle şekillenen  düzenin çöküyor olması  gezegenimizi bitirir mi!.. Kapitalist dünyada bolluk savaşı gerektirir. Yoksul ve zenginin ayrışması;  sömürge kurumlar ve dirençlerle çalışacak sisteme bunu sağlayacak yeni bir arz talep dengesi gerekir.  Ön koşul, sömürgeci kar ve egemenlik garantisidir. Çözüm; bölgesel ya da dünya savaşlarıdır. Silah endüstrileri ile yıkılan ülkelerde sistem yeniden sınanır; üretilir. Sömürge işgal sonrasında,  Irak ile Türkiye ilişkilerinde olduğu gibi.
Sömürge tipi insan ve kurum çatışmalı sosyo ekomomik enkazdan; eşitlik, mutluluk kavramları  icat edilir… İnsanı gerçeği ve ilişkileri ile kapitale bağlı kılan; gelişme ve çöküşü hızlandırıcı teknik bir dünyadayız. İnsanın gönlü evrensel bütünden savruldu ve uzaklaştı...  Eleştiri, hayal kurma, sezgi, farklılık tüm referanslara   kapalı… Kentsoylu vitrinlerine ait olmayan bakış açısı;  gezegenin canlılığını ayakta tutabilir mi... Böyle bir dünyanın duygularına ait olmamak ne kadar olası… Teknik dünyadan koparak  doğaya karşı olmayan geri dönüş, kurtuluş olabilir mi… 29 ekim  2008