|
Büyükelçi, sömürge tipi de olsa yaşanan "gerçekliği"
anlama yönteminin; olmazsa olmazının “eleştiri”
olduğunu bilmektedir.

Dünyada
artık standart kullanılan ve yönetilen bu yönteme işaret ederken;
Türk siyaseti ve onun üzerinden halklara göz kırpmakta; kopya
vermektedir... Yolumuzu bulamaz mıyız; yaptığı doğru mudur; üstüne vazifedir/değildir tartışması gerçek olguları
"anlaşılmaz" kılar...
Oysa gerçeğe şöyle
bakılmalıdır:
"Eleştirel basın yolu ile birlikte yaşama
yöntemini" sömürgeci kültür rekabeti önermektedir...
Bu olgu;
"kentsoylu demokrasi" yönetimine, hayatın
katılım karmaşasına denk düşmektedir. Ve sömürge tipi küresel
ortaklara inandırıcı içerik ve biçimlerde, topyekün hayatlar üretme
fırsatı verebilmektedir.
Eleştirisi
olmayan kültür "modern trendi" yakalayamaz, “postmodern”
dünyaya eklemlenemez...
Büyükelçi; kendince gerekli gösterge ve katkılarını sunarak; hayatın
“görünür halinin” ve "gerçeğinin" tadını çıkarmamız için
siyasete koçluk yapıyor, ulusumuzu destekliyor; ayar veriyor "kıyakçılık"
yapıyor bizlere... Ve aslında dünya jandarmasının işi de budur. Ve bu alın teriyle çocuklarını yetiştirebilir;
başka ülkelerdeki başka çocukları katlinin düğmesine basabilir...
Tabiri caiz ise, sihirbazın şapkasından tavşan çıkarması misali
bulunduğu ortamı toparlarlar... ulusu ve dünya ulusları adına "wikileaks" den anladığımız bir
espride "Kazan kazan" yaparak içini doldurdukları ehil bir iş yürütürler...
Amerikalı elçinin söz ettiği hangi "gerçektir"...
Modern dünya paradigmalı "güç dirençlerinin yönetilebildiği" bir
gerçeklik yanılsaması içinde hayatlar yaşarız..
Geri dönüşü olmayan;
inanç gizilgücünün bilimle ve olasılıklarla ölçümlendiği bir "kuşku" çağındayız... Eleştirisiz bakılan bir hayat; ortaçağ kör inancının
gerçeğidir. Modern dünya "Kuşku" ve "eleştiri" ile vuruşarak teslim
alınmak zorunda...
Bu emperyalist dünya
trendi de bu temelde yürümektedir... Tüm dünya halkları algı açıklıklarına bu tonlarda ve
dozlarda seslenilir... Büyükelçinin çözümlemesi:
eleştiriyle zırhlanmasını bilin ki çevrenizi daha çıkarcı kontrol edersiniz
ve
bizimle daha iyi işbirliği kurabilir, halkınızı ve allah kuruşlarınızı
yönetebilirsiniz. Kısaca bizim öngördüğümüz ve sizin "gücünüzü" ve egemenliğinizi
sürdürebileceğiniz bu neoliberal sistemde "Eleştirel"
pozisyonlar size daha uygun.
Açlıktan kuyruğu titreyen ile tiranlar sevgi ve muhabbet içinde
ancak bu şekilde yaşayabilir... Hüsnü'yü görüyorsunuz, Kaddafi
ortada... İş Uluslararası sermaye taşeronları ile halklar arasında
tabii... Allah kuruşluk yabancı askerler ile, kuruşa dilenci haline
getirilen halkları karşı karşıya vuruşturan taşaronlar...
Wikileaks paradoksal orkestrası yönetir gibi; sermaye herşeye hakimdir ve
sonsuzca öyle
olmak zorundadır... Bu "kapitalist kaotik yaşam"
başka nasıl yönetilebilir ki...
Halklara düşman olmak; herşeye hakim öngörülü olmaya zorunludur.
"Eleştiri" mekanizması tüm bu işleri test eder; dayanıklı kılar.
Tıpkı bir virüs gibi. Eleştiri
bir virüs salar ve sistemin bağışıklığını geliştirir; güçlendirir...
Gerçeğin inandırıcı olması; “eleştirisinin de” yanında olmasını
koşullar. Ve o ne kadar güçlü olursa; gerçek te o denli güçlü
ve “sahici” olur.
Wikileaks belgeleri, dünya mutfağını gözlerimize soksa da; bu
"kirli siyasetin halklara düşman
anlaşmalar ile dünyayı teslim almışlığını"; pupa yelken nasıl da devam ediyor
hayat…
"Eleştirel
gerçek" bir yandan duruma kafa tutarken yönetimi paylaşmak da
ister. Yönetime "katılmak ve denetim" kurmak ister.
Ve düzene boyun da eğerken bir yandan; bu durum, kapitalist yaşam
tarzının yeniden üretilmesini sağlar. Pavlov'un "Şartlı
refleksli" köpekleri gibiyiz...
Bu kapital tanrılı sistemleri değiştirebilecek "İnsanı tüm
varoluşsal duygu evrenseline ulaştıracak olgun süreciyle
merkeze koyacak" kuşkulu yaklaşımlar
toplumsal alternatif örnekleri de koşullar şüphesiz...
Büyükelçinin söylediği, AKP'nin karşıladığı, Amerikan dışişlerinin arka çıktığı;
medyada bir çatışma hikayesi olarak yönetilen; "birlikte
yaşadığımız dünya sistemine yazık olur ve onca emeklerimize" dir...
Konuşun, susmayın, eleştirin; halk ta bunu ister, rahatlar...
“Egemenlik ve bağımsızlığımıza”
"acemice" saldırı ile izah edilmek isteneni bu büyük resim
içinde nereye koyarsınız artık...
20 şubat.2011 |