|
Irakta 1.3 milyon insanın neden can verdiği, tarihin bir sorusudur.
Ve ne için… 
Peki Libya'dan kaç can
alınacak. BM'de liderler, tek tek ceset öngörülerini sayılarla ifade
etmelidir.
Sarkozy, Fransız halkının oranlama
olarak kaç ölüye kaç varil petrolü kaç yılda tüketebileceğini
söylemelidir. Açıkça konuşulmalıdır gerçek. Ve bombaladıkları,
parçaladıkları, kana buladıkları o ülke imarı için kaç milyar
dolarlık müteahhit hizmetleri beklediklerini söylemelidir Recep
Tayyip Erdoğan…
Bizler harcamalarımızı ona göre düşünmeliyiz! Demokrasi değil ama
ekonomi şakaya gelmez!
Biliniyorsa da yuvarlak hesap
herkesçe; siyasiler, iki yüzlülük taşımamalı... Açık açık
konuşabilmekten kaçınmamalı.
"Demokrasi ve özgürlük ihracı"; dünya
halklarına yutturulan aldatmacalardır.
Biz, sıradan hayatları olan küçük
insanların duymayı beklediklerimizin söylendiği bilinir. Herkesçe
bilinse de bu yalanlarla fiyonglanır söylemler.
Ve adeta zorla dayatılarak, "insani
yardım" talep ettirilerek demokrasi yardımı(!) yapılır bombalarla.
Yardımın karşılığı tepe tepe alınamaz; stratejik önemsiz yerlere
demokrasi ulaşmaz! Sağlam gerekçeli öykülerle "kötü adam" ülkesi
kuşatılır, sunulan demokrasiyi dünya kamuoyu alkışlar; destek
alır... Konfor merkezli dünya dayatısı altındaki tüm hibe
koşuşturmaları; verili sistemin sürmesinin işaret levhaları gibidir.
Yaşayan gerçeğin kırıntıları olarak serpilir, büyür ve yeniden
saçılırlar... Uluslararası ilişkiler ve politika bu olgular üzerine
biçimlenir; iş dünyasına zincirlidir hayatlarımız. Bizim için atılır
bombalar, biz ölümlerini onaylarız yardımlar yaparak bu yardımsever
bağımlılıkta ilişkilerimizle destekleyerek ortamları.
Konfor taşıyıcı zincirinde
şekillendiğimiz “neoliberal” sistem budur.
Dünya halklarının demokratik
mücadeleleri bu etkilere karşı çıkmak; atılan bombaları engelleyecek
işlevlerde bulunmaktır.
Dünya halkları askeri çözümlere karşı
çıkar. Politik sömürgeciliğe de.
Silahlardan arınmaktır halkların
özlemi... Nato kimlikli ve ölüm işlevli makine dağıtılmalıdır.
Saddam, Bin Ali, Mübarek, Kaddafi’yi
desteklemeyen dünya halkları kendi yöneticilerinin "insancıl
yardımlaşma" kılıflı sömürgeciliklerini de desteklemez; karşı
çıkarlar!
Dünya halkları, nicelik ve nitelik
farklarıyla kendi özgürlüklerini üreten, kültür etkileşimleri ile
bir arada "egemen ve bağımsız"lık yollarında yürümektedir.
Dünya halkları; yaşamak için Küresel
kapital odaklı saldırgan karargahlardan uyarılar, emirler almaz.
28
Mart 2011 |