Makyaj       

 

Yazı eylemim bana;
sosyal aynam karşısında kendimi tazeletir...


İç hesaplaşmalarımla yüzleşirim... Kavramlar ve yeni yöntem ve duyarlılıklarla yeniden biçimlenmek isterim. Etkilendiklerimi ve üretmeye çalıştığım yeni kendimi bu şekliyle ele verir; yükümlülükler alırım. İnşa eder, toplum yüzüne  çıkarırım...


Sosyal düzenin, tekil alanı düzenlediği tüm durumlarda, bu yaşanır ..  

Günümüz teknolojisinin iletişim olanak ve arayışları, bireysel katılımın toplumsal biçimlenmede daha dinamik ve etkin olacağı bir geleceğe yürüyor. Teknik olarak, parlamenter sistemin baskısını azaltan
"halkın demokrasisi" olasılığı yüksek gibi görünüyor... Dünyanın bir kısmının da bu ileri teknik noktaya ulaştığı, büyük kısmının  dışında kaldığı   bilinen bir gerçek. Sistemi bu arızası ile sürgit sürdürmekle yaşayabilen güç odakları da cabası...


Yazı aracı ile sosyal bildirişimde yer alma, katılım; "başarı, kazanç v.s."; sonuçlu verilerden çok eylemin kendisi ile eylemci arasında kurulan anlam adına önemlidir... Süreçleri önemli; ki yaşam da budur zaten... Ve niteliği tabii.. Sosyal ilişkilerimiz ve yaşamımız bu kıstas ile ölçülür... Küresel, yerel ortama hangi enerjilerin; pozitif, negatif, romantik, dışavurumcu, toplumcu gerçekçi, fütürist...  katıldığı v.s.


Vizyona hazırlanan filmi önce, oynayacağı pazara yönelik ölçümlenir. Pazar araştırması, toplumsal eğilimler v.s. Yapımcısı, senaryosu, oyuncuları, teknik ekibi; formatı; beklenti yönetimleri öngörülür...

Bir şiddet filmi seyri sonrası ile, bir aşk filmi seyrinden sonraki davranış kalıpları seyirciler üzerinde aynı olmaması doğaldır... Filmin seyircisi üzerine bıraktığı büyü etkidir bu.

Filmin teklif ettiği enerji daha tasarım süreçlerinde; en başlarda hissedilir.
Kazanç yönetimi, ekip profili; halkla ilişkiler destekli ortamlar merakı kışkırtır. Magazin projeleri, programları, dergiler, Tv ler tıkabasa hazırlar. Filmin doğaçlamaları, senaryosu ve yaratıcı destekler, dramatik tadı; güven, acz, saldırganlık ölçütleri v.s. Makyaj, dekor, ışık, kamerası ile masaüstü elektronik yapısı... Ölçülemeyenler, risk alınan katıştırılmak istenenler: Her şey sonuca kilitlenmiştir.

Piyasaya oynayan böyle bir iş; tapınağındaki ikonlarla insanı büyülemek için yola çıkar ve insanlar da büyülenmek için karşısında olur.

En çok seyredilmek ve en çok büyülenmektir anafikir.
İmajlar, markalar sorgulanır. Ölçü iş yapmış olmak; para kazanmış olmaktır.


Bağımsız bir sinemacının bir fikir ile yola çıktığını düşünelim... İnsanların özgürlük arayışlarını, sosyal olayları algılamalarını, görmelerini engelleyen; temel soruları sorabilir film. Kanımızca "Bilinçlenen ve aydınlanan toplumlar çağına" da böylesi uygun düşmektedir.  İnsanın içine düştüğü karanlık durumdan kurtulup, ayağa kalkmasını sağlayacak sorular ile temel başlıkların, çelişkilerin sorgulanmasının önünü açabilir bir sanat yapıtı... Sonuçlara kilitlenmeden, para kazanmadan, magazin sakızı olmadan bunu yapabilir... Para kazanmaz, seyirci bulamayabilir... Olsun... Kendi yaşar, kendini yaşatır ve yaşamını paylaşmaya sunar...


"Devlet adamları" nın çatışma ve haklılık iddialarıyla piyasaya yoğun sürmek istedikleri günümüz büyüleme formatı korkudur. Oyuncuları bağlayan nokta, kariyerlerinin yanında, "ürettiği kavramsal yükümlülükleri" olmalıdır... Seyircinin seyretmeme, okumama hakkı varsa da güçlü bulaşıcı bu ortam anaforu ve de toplumsal etkiden kurtulamaz... Yaşamın akıtıldığı yer, sonsuz bireysel ve toplumsal özgürlük arayışlarında birlikte oluşur... Büyü ve görünürlüğümüzdeki arayış; yeni insanı, olası insanı oluşturmaya yöneliktir... Bu tüm insanlığa ait ve tüm insanlıkla oluşan büyüdür... Kavramlar ve alanlar önerme; test etme, paylaşma ve yeniden değiştirme esprisinin seçtiği enerji biçimleri.... Biz gelecek dünyanın yeni olasıklarını oluşturuyoruz... Kostüm, dekor, sahne ve masklar, ses, vücut ve tüm araçlarımızla birlikte bunu kurguluyoruz...

Kurgulayamadıklarımız da bize katışıyor...