şu eylülün ardından...
Üzerime yapışan  bu acınası suçun nesine sahip çıkayım... Cehennemlik bir duygu ile, nereye gidilir.. Cennetin serin boşluklarında kültür şakalarıyız... Tanrı insanı cennetinde yarattı!.. Cehennemlik olan düşüncedir! Cehennem rasyonel, rasyonel olan da cehennemliktir... İşte modernistler  cenaze merasimleri ile alacaklarını topluyorlar meydanlardan. Irak'ı aydınlatan estetik rezalet; Leş başı, sümüklü mendiller, kahramanlık öyküleri, şarkılar, maaşlar,  pirimler… Tekmeyi yiyen biz  kahramanlara; bu köle ruhlara oh dedirten şey; konforlu yaşam, ödenen  para ... Birlikte olmamızın sihiri...  Bu bilinen ve lanetlenenin lanetiyle yaşamak!.. Çeyrek milyon gölge Hiroşima'da... Kemik, kan ve yanan leş kokusu almayan bu ilkel medeniyeti kim yıkayacak... Kanayan bedenlerimiz ve barbar keyfimiz ile acınıp, bir kırmızılık göremeden; postmodern, son bir eğlence... Toplu iğneden yaşama... Bu mülkiyetsiz... Tanımsız... Ürkünç ya da çekici... Hangi değerler ortak ölçü ki!.. 04.10.2005