Ele verecek neyim olabilir...Paylaştıkça kendi  olandan uzaklara savrulan hükümranım; geçmişi geleceğe akıtıyor... Evrenin  oyunuyla çatışan  tanıklığım; Fotoğrafımnasıl bir gerçeğe dair ki...   Alışkanlık ve beklentiler arasına kısılı organizmam; en az enerji ile en çok pay odaklı tek tip rasyonel bir otlakta. Kan gövdeyi götürüyor... Savaş içindeki; bilinç altına bastırılmışlarla kontrol ettiğimiz gösterilerimiz inşasını destekleme dışında başka seçenekler var ama... Ego ikonlar evreni bitirmeden; evrensel kimliklerimizi öne çıkarmak iyi ki var.. Bu yapılmaz ise sonu gelebilir tüm şeylerin... Ayrık parçalı ruhlarımız, "doğa  çatışmasındaki eylemin bütünlüğünü"; ölümü ve yaşamı arıyor.. Evrene dair  ruhun bu sosyal fobisi çatışmalardan yeni ve güçlü biçimler kazanmıyor değil... Duygu, sezgi ve bilinçaltını baskılayan akıl çatışmaları içindeki  ritüel; "özgürmüşlük" hayalinde.